İş Kanunu 2016 Güncellemeleri

İş kanunu hakkında bilinmesi gereken en önemli konulardan birisi de hangi durumlarda iş sözleşmemizin feshedilebileceğidir. 4857 Numaralı kanunun 2. Bölüm’ündeki 18. Madde bu konuya açıklık getirmektedir. İşverenin, sözleşmeyi feshedebilmesi için haklı gerekçeler sunması mecburidir. Bu gerekçeler çalışanın yetersizliği, davranışları, işletmeye ya da işe bir şekilde zarar vermesi gibi durumlara dayandırılmalı ve tutanaklarla tespit edilmelidir. Fesih için gerekçe gösterilemeyecek durumlar ise kanunda şöyle sıralanmaktadır:

“a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak.

  1. b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak.
  2. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.
  3. d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler.
  4. e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek.
  5. f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık.”

Bu durumlarda işverenin sözleşmenizi feshetme hakkı kesinlikle bulunmamaktadır. Eğer kanunda belirtilen haklı gerekçeleri varsa bile fesih bildirimi size yazılı olarak yapılmak zorundadır. Bildirimden sonra ayrıca sizin de yazılı olarak savunma yapma hakkınız bulunur. Savunmanızın kabul edilmemesi durumunda İş Mahkemeleri’ne başvurabilirsiniz. Ancak başvurunuzu fesih işleminden en geç bir ay sonrasına kadar yapabilirsiniz. Bu süreyi geçirmemeye dikkat etmelisiniz. Eğer mahkeme tarafından siz haklı bulunursanız işe bir ay içinde geri alınırsınız. Bu süre içinde geri alınmadığınız takdirde tazminat almaya hak kazanmış olursunuz.