İş Kanunu

İş kanunu ile ilgili en çok merak edilen konuların başında, şüphesiz ki iş sözleşmesinin feshi, işten çıkarılma ve tazminat konuları geliyor. Başımıza böyle bir durum gelmeden pek de araştırmadığımız bu konu, bir gün hepimiz için gerekli olacak, bunu unutmayalım. Hiç iş değiştirmek zorunda kalmayacağımızı varsaysak bile eninde sonunda emekli olacağız ve bu konu başlıklarıyla karşı karşıya kalacağız.

İşten çıkarılma sürecindeki ilk hakkımız, çıkarıldığımızın bize belli bir süre önce bildirilmesidir. Bu sürenin verilmesinin amacı, işten çıkarılan kişinin yeni bir iş bulması için ona zaman tanınması içindir. Sürenin uzunluğu ise o işyerinde ne kadar zaman çalıştığımıza bağlıdır. 6 aydan kısa bir zaman çalıştıysak 2 hafta öncesinden bize resmi olarak işten çıkarıldığımız bildirilmelidir. 6 ayla1,5 yıl arasında çalıştıysak bu süre 4 haftaya yükseliyor. 1,5 – 3 yıl arası 6 hafta, 3 yıldan fazlası ise 8 haftadır. Örnek vermek gerekirse, eğer o işyerinde 2 yıl çalışmışsanız işten çıkarıldığınız size bildirildikten sonra 6 hafta daha o işyerinde çalışma hakkınız bulunuyor demektir. Hatta bu süreler asgaridir ve işvereninizle karşılıklı anlaşmanıza bağlı olarak artırabilirsiniz.

Şu âna kadar konuya işten çıkarılan kişi tarafından baktık. Bir de madalyonun öbür yüzü var. Siz de işten ayrılmak istiyor olabilirsiniz. Yine o işyerinde çalışma sürenize bağlı olarak, işten ayrılma kararınızı resmi olarak bildirdikten sonra belli bir süre daha orada çalışmak zorundasınızdır. Tabii eğer işverenini bunu talep ederse… Kısacası yukarıdaki bildirim süreleri sizin için de geçerlidir. Bu işten ayrılma sürelerini birbirine tanımayan hangi taraf ise diğerine tazminat ödemek zorunda kalır. Bu tazminata da ihbar tazminatı adı verilir. İhbar tazminatını peşin ödemeyi kabul etmek koşuluyla sözleşme istenildiği an feshedilebilir.